Star Wars: The Force Awakens - Yıldız Savasları: Güç Uyanıyor (2015)

Yaklaşık bir aya yakın süredir gerek iş yoğunluğu gerek tembellikten dolayı yazı yazmaya vakit bulamadım. Belki de enerjimi merakla beklediğim Star Wars Episode VII: The Force Awakens  (Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor) filmine saklamış olmamdı.

Star Wars ile tanışmam 10 yaşımda TRT 2 kanalının Star Wars Episode IV: A New Hope filmini izlememle başladı. Geçen yıllar boyuncada animasyonları, kitapları, çizgi romanları, oyunları ile günden güne arttı.

Üniversite yıllarında  Star Wars evreninden bi haber olan  arkadaşımın hayatlarına bu büyülü atmosferi sokarak onları da Star Wars evrenine dahi etmeyi başardım. Kısacası beni tanıyanlar iyi bir Yıldız Savaşları hayranı olduğumu bilir.

Durum böyle olunca sinema biletimi iki ay önceden alarak endişeli bir şekilde beklemeye başladım.
Endişeli olmamın sebeplerine gelirsek hikâyenin nerede, nasıl devem edeceği hakkında sıkıntılarım vardı. Her ne kadar yeni seriyi yönetecek olan J. J. Abrams kendisini ispatlamış bir yönetmen olsa da hikayenin içinden doğan bir George Lucas değildi sonuçta. Ayrıca 2012 yılında Lucasfilm şirketinin
The Walt Disney Company' ye  satılmış olması da büyük bir soru işareti olarak duruyordu.
Bütün bunlar ışığında çok umut vadetmeyen etmeyen fragmanlar yayınlanmaya başladı. Vadetmeyen etmeyen diyorum çünkü Star Wars izleyicisi bir karaktere tutunmak ve onu sevmek ister. Bu karakterin iyi yada kötü olmasıyla alakalı olan bir durum değildir. O karakterde kendinden bir şeyler bulur, onunla bütünleşir. Ben fragmanda kimi gördüysem bana bir sevimsiz ve yapmacık geldi. Bir türlü olduramadım fragmanda gördüğüm karakterleri Star Wars camiasına.
17 Aralık günü bütün dünya ile birlikte maalesef filmi izledim. Benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Dedim ya fragmanda hiç bir karakteri olduramadım diye üzülerek söylüyorum ki dediğimde de haklı çıktım.

Film senaryo ve hikaye bakımından son derece yetersizdi. İmparatorluk yerine birlik denen ne olduğu ve davası bir türlü anlaşılmayan bir örgüt peydahlanmış. Liderleri anladığımız kadarıyla Snooke denen derinlikten uzak bir karakterdi. Dev bir silüet olarak gördüğümüz Snooke karakteri disneyin kötü olan büyük olur düşüncesinden çokta fazla ileri gidememiş bir karakter olmuş.

Ama en büyük sıkıntı Star Wars efsanesindeki Baba-Oğul derinliğinin bu filmde çok yüzeysel ve boş bir şekilde seyirciye yedirilmek istenmesidir. Hiç bir şekilde anlam veremediğimiz Han ve oğlu Kylo arasındaki ilişki havada kaldığı için de Kylo karakterinin davasını bir türlü çözemedik.

Snooke karakterinin kontrolünde olan birlik Death Star (Ölüm Yıldızı)' ın çok daha büyüğünü yaparak evrendeki gezegenleri patlatmaya devam ediyor. Her zamanki gibi bu büyük Death Star çakmasının bir zayıf noktası mevcut. Bu zayıf noktanın  bir X-wing tarafından vurulması da yok olması için yeterli bir sebep oluyor. Sonuç olarak büyük bir patlamadan başka seyirciye bir şey vermiyor. Bu arada Luke kayıplara karışmıştır. Asiler ve birlik tarafından aranmaktadır. Gerçekten gördüğüm en yaratıcı düşüncelerden biri olmuş!!

Stormtrooper' lardan biri olan Finn karakterinin hikayeye dahil olmasının en ufak bir inandırıcılığı yok. Çocuk yaşta ailesinden alınan ve Stormtrooper olarak savaşması için eğitilen bir karakterin daha ilk savaşında yeter deyip topu tüfeği bırakarak asilerin tarafına geçmesi gerçeklikten çok uzak saçma sapan bir olay olmuş. Olmasa da olurmuş diyebileceğim bu karakterin olaya dahil olması o kadar yapmacık ki insan bir türlü ısınamıyor.

Hurdacılık yaparak geçinen Rey karakterinin ise Han Solo' nun veliahtı olarak olarak hikayeye dahil olduğunu film boyunca gözümüze sokuyorlar. Sonuç olarak ta Han' ın ölümünden sonra Millennium Falcon' a atlayıp Chewbacca' yı da yanına alarak yollara düşmesi zaten olayın tuzu biberi oluyor. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Chewbacca' nın Han' ın ölümünden sonra sadece bir kez bağırıp hayatına devam etmesindeki gamsızlığı da insanının canının sıkmıyor değil.
Rey karakteri ile Disney bize yıllar boyunca öğretilen Jedi' lara ait olan Force (güç) kavramını ve lightsaber (ışın kılıcı) kullanımını yerle bir ediyor. Dünkü çocuk olan Rey hiç bir eğitim almadan bütün Jedi güçlerini çocuk oyuncağı gibi kullanıyor. Eline ilk defa aldığı ışın kılıcı karanlık tarafa geçmiş Kylo Ren karakterini maymun ediyor. Yıllar süren o kadar eğitim hepsi boşmuş meğerse, al yerden kılıcı kapa gözleri moda gir artık Jedi' sın. Millennium Falcon' nu bebek arabası gibi kullanması da işin cabası.

Önüne gelenini yerden ışın kılıcını  alıp kullanması ve sağa sola güç yapması insana bütün Star Wars evrenini sorgulamasına sebep oluyor. Disney ile güç ayağa düşmüş diyebilirim. Rey karakterinin bir gün uyanıp güce bu kadar hakim olmasının sebebini umarım serinin diğer filmlerinde bir açıklık getirirler.

Star Wars evrenindeki kötü karakterlerin başarısına sanırım kimse laf edemez. Neredeyse iyi karakterler kadar sevilen kötü karakterlere sahiptir. Darth Sidious, Darth Maul, Kont Dooku ,Jango Fett, General Grievous sadece bunlardan bir kısmı. Darth Vader'ı saymıyorum bile. Bazıları iki çift laf etmese bile duruşları, karizmaları onları sevmemiz için yeterli oldu. Hepsinin bir hikayesi ve bir duruşu vardı. Ta ki Kylo Ren karakterine kadar.
Filme oldukça etkileyici bir giriş yapmış olsa da filmin ilerleyişinde davasının ne kadar boş olduğunu hemen anlıyoruz. Büyük babam olan Darth Vader' ın yarım kalan işini ben bitiricem diye derde düşmüş bir halde görüyoruz. Peki bunun sebebi ne? İzleyiciye bu sebep verilmediği içinde karakter öyle aval aval dolanıyor bütün film boyunca. O kadar karizma Sith karakterleri varken bu atarlı ergen karakterini çok aramışlar sanırım

Han Solo ve Princess Leia' nın çocukları olan ve efsane Jedi Luke tarafından eğitilmiş bir karakterin bu kadar kolay kandırılıp karanlık tarafa çekilmesi olayın başka bir trajikomik durumu. Maskesi ile azda ola bir karizması olan karakterimizin maskeyi çıkardıktan sonra ulan memlekette adam mı kalmadı diye insanın kendine soru sormasını sağlıyor. Bunlarda yetmezmiş gibi birde şamar oğlanı oluca insan zıvanadan çıkıyor. Az öncede dediğim gibi bu karakterin başarılı olması için insanlar tarafından sevilmesi gerekir.

Filmin sonlarına doğru zaten umudunuzu yitiriyorsunuz bari Luke Skywalker' ı görelimde bir nostalji olsun moduna bürünüyorsunuz. Fakat filmin sonunda  kendisini saçma sapan bir gezegende Aşk-ı Memnu' nun Behlül' üne bağlamış halde dağın tepesinde armut gibi dikilirken buluyoruz. Rey ile birlikte Türk filmi bakışı atıyorlar birbirlerine.

Böyle saçma sapan bir şey olabilir mi? Koca imparatorluğu deviren babası Vader ve İmparatora  karşı duran Luke kendi öğrencisi olan götü boklu Kylo Ren kandırılıp kötü tarafa geçti diye karalar bağlayıp kendisini dağa taşa vurması kadar saçma bir şey görmedim.

Ayrıca aklıma gelmişken yazmadan edemeyeceğim.Film boyunca Cumhuriyet direnişin ufak bir parçası gibi lanse edilmeye çalışıldı. Fakat hepimizin bildiği üzere direniş, Cumhuriyetin içinden doğan bir durumdur. Han Solo' nun uçsuz bucaksız evrende tesadüfen gemisini bulduktan sonraki rahatlığı da dillere destan bir sahneydi Aaaa buradaymış diyerek hayatına devem etmesi. Yaşadığı gezegenden bir kere bile dışarı çıkmamış Rey' ın ana dili gibi Chewbacca ile anlaşması gibi ufak ve sinir bozucu bir çok detay vardı film boyunca

Bence bu filmin en büyük sıkıntısı yıllar boyunca bizlere öğretilen karakterlerin kendileri gibi davranmaması, güç kavramının yerle bir edilmesi ve Star Wars Episode IV: A New Hope filminden devşirme senaryosudur. Bu filmi hiç bir Star Wars hayranının seveceğine inanmıyorum. Eğer beğenen varsa serinin diğer filmlerine, kitaplarına bir baksınlar derim.

Star Wars Expanded Universe (Yıldız Savaşları Genişletilmiş Evren) ' de o kadar güzel hikayeler varken bu saçma senaryoya niye bağlı kaldıklarını anlamak zor. İşin özü Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor filmi bende hiç bir şey uyandırmayı başaramadı. Star Wars: Episode I - The Phantom Menace (Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike) bölümündeki Jar Jar Binks karakterini bile arattınız bana, aferin.

Derseniz hiç mi güzel tarafı yoktu. Yönetmenin uzay savaşları konusundaki başarısını zaten Star Trek Into Darkness (Bilinmeze Doğru: Star Trek) filminden biliyorduk. Sahneler gerçekten göz alıcıydı. Han Solu, Chewbacca, Leia gibi karakterlerin yaşlandıklarını görsekte bünyeye güzel geldi.
Imperial cruiser, X-wing, TIE fighter' ın içinde olduğu savaşları ve tabi ki de Millennium Falcon' un saymazsam olmaz.

Bara girdiklerinde eski filmlerde çalan şarkı ve aynı atmosferi yakalamaya çalışmaları güzel olmuş. Keşke bu duyguyu filmin bütününe yaya bilselerdi. Umarım ilk elin günahı olmaz mantığı bu film içinde geçerli olur. Bölüm I - Gizli Tehlike filminde başarılı bir giriş değildi sonuçta. Eleştirileri dikkate alarak II ve III filmde çıtayı yükseltmişlerdi. Umarım aynı şey tekrarlanır.

Bu film kime yaradı dersek sanırım Star Wars ürünleri satan herkese yaradığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

http://www.imdb.com/title/tt2488496/?ref_=nv_sr_1

HıRT;










8 yorum:

  1. Yazını Starwars hayranı birisi olarak cidden boş buldum. Öncelikle Yoda evrende anakin dahil (ki ölüm halinde idi) sadece iki sith kalmış iken, güce denge gelmiş durumda Obi-Wan ile ortamı neden terk edip gidiyorsa luke da benzeri bir sebepten gitmiştir. Guc gizemlidir. Force Skywalker ailesinde cok güçlü. Sen tutup burada rey karakterini han solonun yerine geçiyor diye tasvir etmissin.ya bi kaçakçı ile bir force sensitive ki büyük ihtimal bu kız luke un kendi kızı, aynı kefeye koymussun. Ki anakin ve luke un lightsaberi sahibi olarak bu kizi cagiriyor. Daha ne olacak.Kyloren eğitimini tamamlamamış bir sith ve bu açıkça ifade ediliyor ama iki konudaki yorumuna katılıyorum. Güç istediği kadar yoğun olsun bu kadar rahat kullanılamaz, hadi reyi geçtim finn denen arkadaşı kylorenin maymun etmesi gerekirdi. Ama yorumlarının çoğunu yanlış buldum. Senaryoyu begenmemek kişileri begenmemek Starwars evreni hakkında cahilce yorum yapmana hak vermez. Birde üstüne yaptığın yorumlara bakıyorum bu evreni gerçek anlamda anlamamissin. Sinematik olarak eleştiri getir eyvallah. Ama evrenin kuralları yönünden benim dediğim noktalar hariç başarılı olmuş.

    YanıtlaSil
  2. sevgili dostum 1979 senesinden beri star wars hayranı biri olarak şunu söyleyebilirim.yazının büyük bir kısmına katılıyorum.beni en çok rahatsız eden nokta şu oldu.the empire strıkes back final sahnesinde luke skywalker cloud cıty de havalandırma bacasından aşağıya düştüğünde kapak açılır açılmaz eli ile birlikte ışın kılıcının gezegenin çekirdeğine doğru düştüğünü görmüştük.Bespin gezegenei bir gaz devi jupiter gibi tibanna gazı ile dolu.ve katı bir yüzeyi yokken maz kanata ne ara gidip o kılıcı buldu.en önemlisi kılıcın bilmemkaçbin derece olan çekirdeğinde erimesi ve yok olması gerekiyordu.film boyunca çok rahatsız oldum bu durumdan sanki bizleri enayi yerine koyuyorlarmış gibi hissettim.

    YanıtlaSil
  3. dostum,eski bölümlerde tum kötü karakterlerin bir hikayesi vardı demişsin. örneğin darth maul'un hikayesi nedir bir anlatir misin?

    YanıtlaSil
  4. dostum,eski bölümlerde tum kötü karakterlerin bir hikayesi vardı demişsin. örneğin darth maul'un hikayesi nedir bir anlatir misin?

    YanıtlaSil
  5. Yerden odunu alan stormtrooper ın bile dövduğu Finn, Kylo yu nasıl kesti ya? Bu yaşına kadar hayatı Sith eğitimiyle geçmiş Kylo' nun Finn' i tek kolu arkada ve gözleri bağlı bile olsa en fazla 1-2 harekette yere sermesi gerekmez miydi ya? " Şimdi Star Wars çekiyoruz. İlla bi ışın kılıcı dövüş sahnemiz olmalı ve uzun sürmeli mantığıyla böyle bir saçmalık olur mu ya?

    Mind trick nedir? daha mind trick diye bişeyi duymamış olan Rey nasıl mind trick yaptı ya? Kanında midi-kloryan olan her türlü şekli koyabilecekti madem, bu Rey' den öncekiler niye yılllllaaaaaarrrrcccaaaa eğitildiler? Onların başı kelmiydi? ( hatta biri de gelmiş geçmiş en üst düzey midi-klaryan seviyesine sahip olan; gücün ta kendisinden olma Anakin' di yani... o bile dünyanın eğitimini aldı da anca bi noktaya geldi. )

    Bir Sith - lord olsun çırak olsun farketmez- öyle Kylo gibi ergen ergen laf sokmalar yapar mı ya? Böyle yavşak gibi, değil gibi... Olmuş mu yani?

    O kadar sith geldi geçti... Hepsinin becerdiği bişeyler vardı. Bu Kylo allah aşkına ne becerdi ya bütün film boyunca? Küçük bi köyde 40-50 kişiyi katletmek dışında hangi görevi becerdi? Ya bizim bildigimiz sithlerin biri cumhuriyeti yıktı, imparatorluk kurdu, Windu' yu öldürdü.Maul abimiz Jinn abimizi öldürdü, ölene kadar Sidius abimiz ne istediyse becerdi. Vader ın olayı ortada; Jedi ları komple onardı. Bu Kylo ne yapıyor ya öyle galaksinin bitirim takılan çakma delikanlısı gibi takılıyor ortada... Hani halı saha maçına 1 saat kala biri su koyuverir de maça geleceklerden birinin küçük kardeşi onun yerine takıma dahil olur; fındık fıstıksın sen denilerek ööle sahanın ortasında abileriyle takılır da o maçtan da hiç kimse bi tad alamaz ya. Al Kylo aynı o hesap işte...

    Ya insan kaybettiği veya çalınan bisikletini bulunca sevinçten havalara sıçrıyor, sattığın arabayla trafikte bir süre sonra tekarr karşılasınca bile aklına neler geliyor, bir hoş oluyosun. Han koskoca Millenium Falcon' u hem de bedavadan, hem de hiç bir çaba sarfetmeden tekrar buluyor ve binip ilerliyor ama en ufak bi coşku, sevinç vb bişey yok baroda. bu ne rahatlık...

    Ya şimdi görsellik, çekimler, atmosfer, işte yok efendim vaad edildiği gibi bilgisayar efektleri yerine azami ölçüde maketlerle falan çalışılmış olması ve... Şahane olmuş evet tamam da o hikaye o içi boş karakterler, Harlem delikanlısı gibi konuşan Finn, İngiliz asilzade aksanıyla Rey...

    Of allahım offff ya... Olmuş mu allasen ya...?


    YanıtlaSil
  6. Yazında katıldığım kısımlar da var, katılmadığım kısımlar da. Katıldıklarımı burada yazmama gerek yok, sadece katılmadıklarımı yazacağım...

    İlk olarak, genişletilmiş evrende onca güzel hikaye varken, yönetmenin neden onları bırakıp yeni bir senaryo oluşturduğu konusu. Genişletilmiş evrendeki bir kitabın, bu kadar süredir merakla beklenmekte olan bir filme senaryo olarak seçilmesi sanırım son derece saçma bir şey olurdu. Yani düşünsenize, yeni bir film gelecek diye bekliyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz, film daha önce yayınlanan bir kitabın anlatımı. Bence böyle bir şey olamazdı, neyse ki olmadı da.

    İkinci olarak, "İmparatorluk yerine birlik denen ne olduğu ve davası bir türlü anlaşılmayan bir örgüt" tanımlaman, senin gibi bir SW hayranı için kötü bir söylem olmuş. İki sebeple... 1) Örgütün adı "Birlik" değil "İlk Düzen (First Order)", 2) Örgütün davası belli, İmparatorluğun başarısız olduğu yerden bayrağı devralmak ve aynı amaç doğrultusunda egemenlik kurmak.

    Üçüncü olarak, Rey'in kabiliyetleri hakkındaki önyargın. Kız zaten çift-uçlu sopa ile yakın dövüş konusunda yeterince becerikli, öyle değil mi? Böyle bir kabiliyete sahip kişinin, ışın kılıcı becerilerinin de yabana atılamayacağını beklemek gerekir. Bu yüzden belki de Rey'i bir sonraki filmde iki taraflı ışın kılıcı ile göreceğiz. Üstelik, Rey'in eskiden Luke'un kurduğu Jedi Akademisindeki bir Padawan olabileceğini hiç hesaba katmamışsın. Belki bir parça eğitimi var, ne dersin? Hatta belki Kylo'nun katliamından kurtulan tek Padawan, buna ne dersin?

    Dördüncü olarak, Luke'un izini kaybettirerek saklanması konusu... Ne yapsaydı? Geriye tek Jedi sen kalmışsın, cümle alem (First Order, ödül avcıları, vb.) senin peşinde ve seni yakalamak için tüm sevdiklerini katletmekten çekinmeyecekler. Sen de izini kaybettirmeyeceksin, öyle mi? Yani konu senin dediğin gibi "götü boklu Kylo Ren kandırılıp kötü tarafa geçti diye karalar bağlayıp kendisini dağa taşa vurması" olayı değil. Çok yersiz ve yanlış bir varsayım üzerine kurulu bir eleştiri olmuş.

    Ve son olarak Snooke... Ne demişsin bakalım... "Dev bir silüet olarak gördüğümüz Snooke karakteri disneyin kötü olan büyük olur düşüncesinden çokta fazla ileri gidememiş bir karakter olmuş."... Belki büyük olmasının (ya da hologramının büyük görünmesinin) bir sebebi var, ne biliyorsun... Belki Disney bu amaçla yaratmadı o karakteri. Belki burada Darth Plagueis ile karşı karşıyayız, olamaz mı? Hani şu Palpatine'in uykusunda öldürdüğünü "zannettiği" hocası, ama aslında herşeyi arka plandan seyredip yönlendiren bilge Sith Lordu. Olamaz mı? Hem Palpatine'in hem de Kylo Ren'in dediği gibi "bilge" kişi işte.

    Diğer dediklerine şöyle ya da böyle katılıyorum ama gördüğün gibi katılmadığım kısımlar o derece derin içerikli ki, yazının tamamına baktığımda ne yazık ki sana hak veremedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  7. Konuya yaklaşımınız, bakış açınız ve verdiğiniz bilgiler beni tatmin etti. Lütfen benim yorumumda katıldıgınız veya katılmadıgınız yerlerle ilgili bir yanıt yazar mısınız?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil